osm@n ozc@n | home
hos geldin! | ask cesmesi | acıyı bal eyledik! | anlat bana! | son asik | rüzgar gülü! | sevdan beni | hatirlama | karanfil | hikaye
rüzgar gülü!
RÜZGAR GÜLÜ
Önümden çekilirsen Istanbul görünecek
Nerede oldugumu bilecegim
Sisler utanacak egilecek
Agzinin ucundan öpecegim
Saçina kalbimi takacagim
Avcunda bir siir büyüyecek
Nerede oldugumu bilecegim Bu çiplak geceler yok mu
Bu plak böyle aglamiyor mu
Camlari kirmak isten degil
Delirecek miyim neyim
Kirpiklerimden misra dökülüyor
Kenya'da simsiyah yalnizim
Yoksul bir silepte gemiciyim
Malezya'da yük bekliyorum
Önümden çekilirsen Istanbul görünecek
Nerede oldugumu bilecegim
Gözlerini söndürme muhtacim
Ben senin aydinligina muhtacim
Yepyeni bir ilkbahar harcayip
Bir yaz bogup bir sonbahar harcayip
Rüzgar gülünü arayacagim
Oran'da Pernanbouc'ta Tombuktu'da
Vinçler yine aksamlari indirecekler
Yine karanliga bulasacagim
Gözlerin rüzgarda savrulacak
Ikimiz iki sap bugday olsak
Sen benim olsan, ben senin olsam
Bir gece vakti aklina gelsem
Uykunu tutsam birakmasam
Seni kucaklasam, kucaklasam
Birbirimizin kalbini dinlesek
Dünyanin kalbini dinlesek
Büyük atesler yaksalar
Iki güvercin uçursalar
Nerede oldugumuzu bilsek
Attila Ilhan
SIIRLER
Siirler, yasanacagi yasanmisin, yasanabilinirmisin isigina
yansitir.
Siirler, mesajdan dolup, roman yazamaya üsenenlerin bilgilerini;
sayfalara kiyamayanlarin, haykirislarini duyurur, temkinlice...
Siirler, idraklerin ardi ardi ile gelmesi ve birinin,
birilerinin veya
bir "seyin" baruta kibrit vurmasi ile dökülür kagitlara...
Cem GÜNES
ASK
Simdi sen kalkip gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmistik
Sevgideydi ilk açilisi gözlerimizin sirf onaydi
Bir kus konmus parmaklarima uzun uzun ötmüstü
Bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksullugumuz
Sanki hiç olmamisti
Oysa kalbim iste suracikta çarpiyordu
Surda senin gözlerindeki bakimsiz mavi, güzel lafli
Istanbullar
Surda da etin çogaliyordu dokundukça laflarin
dünyalarin
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yagmur yagarken
Biraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kisiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarini islatmaya
Bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
Seni bir kere öpsem ikinin hatiri kaliyordu
Iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun basladigi yerde
Memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
Sonrasi iyilik güzellik.
Cemal Süreya
|
||